Bilirkişi, çözümü uzmanlık, özel veya teknik bilgi gerektiren hâllerde oy ve görüşüne başvurulan gerçek kişi ya da özel hukuk tüzel kişisidir (6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu m.2/1-b). Ona başvuran yargı merciidir; taraf değil. Bu yazı atamanın nasıl yapıldığını, raporun ne kadar sürede gelmesi gerektiğini, bilirkişinin hangi sebeplerle reddedilebileceğini ve şikâyetin nereye yapılacağını anlatıyor. md9 bilirkişi sıfatıyla çalışmaz; taraflar için uzman görüşü ve bilimsel mütalaa hazırlar.
Bilirkişiye hangi durumda başvurulur?
Hukuk davasında mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine ya da kendiliğinden bilirkişi görüşü alınmasına karar verir (HMK m.266). Ceza yargılamasında mahkeme resen karar verebilir; Cumhuriyet savcısı, katılan, şüpheli veya sanık ya da vekilleri de bunu isteyebilir (CMK m.63/1); soruşturmada savcı da aynı yetkiyi kullanır (m.63/3). Kanun üç sınır koyar:
- Konu genel bilgi ve tecrübeyle ya da hâkimin hukuk bilgisiyle çözülebiliyorsa (HMK m.266; 6754 m.3/3).
- Bilgi UYAP'tan ya da ona bağlı sistemlerden zaten edinilebiliyorsa (6754 m.3/8).
- Hukuk öğrenimi görmüş biri, hukuk dışında ayrı bir uzmanlığını belgelemedikçe bilirkişi görevi alamaz (HMK m.266).
Bilirkişi kim tarafından, hangi listeden seçilir?
Seçim, bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresine göre bilirkişilik bölge kurullarının hazırladığı listeden yapılır (HMK m.268/1; CMK m.64/1; 6754 m.12/5). Bu listeler alenidir; bilirkişinin adının yanında uzmanlık alanı ve mesleği de yazar (6754 m.12/3). Sıra şöyle işler:
- Kendi bölge listesi. Başka bölgedeki bir bilirkişi görevlendirme yapılan yere daha yakınsa o listeden de seçilebilir.
- Kendi listede o uzmanlık alanında kimse yoksa diğer bölge kurullarının listeleri.
- Oralarda da yoksa liste dışından biri. Liste dışından görevlendirilen bilirkişi bölge kuruluna bildirilir (HMK m.268/2); kurul bu kişinin şartları taşımadığını tespit ederse kişi UYAP'a kaydedilmez ve durum görevlendiren mercie bildirilir (Bilirkişilik Yönetmeliği m.50/4).
Kanunların görüş bildirmekle yükümlü kıldığı kişi ve kurumlara öncelikle başvurulur. Kamu görevlisine ise bağlı olduğu kurumu ilgilendiren davada bilirkişilik görevi verilemez (HMK m.268/3; CMK m.64/3). Mahkeme tek bir bilirkişi görevlendirebilir; kurul görevlendirecekse kurul tek sayıda olmalı ve gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir (HMK m.267). Listedeki bilirkişi kayıt sırasında bir kez yemin eder, her dosyada yeniden yemin etmez (HMK m.271/1).
Bilişim dosyalarında uzmanlık alanının doğru seçilmesi sonucu doğrudan etkiler: telefon imajı ile operatör kaydı, kaynak kod ile ağ trafiği farklı bilgi ister. Bilirkişi, görevin kendi uzmanlık alanına girmediğini ya da başka bir uzmanla çalışması gerektiğini bir hafta içinde görevlendiren mahkemeye bildirmekle yükümlüdür (HMK m.275/1; Yönetmelik m.53; Rehber İlke 2).
Görevlendirme kararında ne yazar?
Mahkeme, tarafların görüşünü alarak verdiği görevlendirme kararında üç şeyi yazmak zorundadır: inceleme konusunun bütün sınırları, bilirkişinin cevaplayacağı sorular ve raporun verilme süresi (HMK m.273/1). Bilirkişiye giden yazıda bunlara ek olarak takdir edilen ücret ve gerçeğe aykırı mütalaada bulunursa TCK m.276 uyarınca cezalandırılacağı yazılır (Yönetmelik m.51/1). Ücretin nasıl belirlendiği bilirkişi ücreti yazısında. İncelenecek şeyler dizi pusulasıyla, gerekirse mühürlü olarak teslim edilir ve bu tutanağa geçer (HMK m.273/2; CMK m.66/7).
Taraf için en verimli an bu kararın öncesidir. Soru kötü kurulursa bilirkişi doğru sorulmamış bir soruya cevap verir ve bunu sonradan itirazla düzeltmek zordur. Teknik soruların kayıtlarla cevaplanabilir biçimde nasıl kurulabileceğine dair örnekler uzman görüşü ile bilirkişi raporu farkı yazısında.
Bilirkişi raporu ne zaman gelir?
Kanundaki rakamlar üst sınırdır; somut süre görevlendirme kararında yazandır.
| Hukuk (HMK) | Ceza (CMK) | |
|---|---|---|
| Kim atar? | Mahkeme | Soruşturmada Cumhuriyet savcısı, kovuşturmada hâkim veya mahkeme |
| Rapor süresi | En çok 3 ay; bilirkişinin talebiyle, gerekçeli kararla en çok 3 ay uzatma. Basit yargılama usulünde 2 ay (m.274/1). | İşin niteliğine göre en çok 3 ay; özel sebeplerle, bilirkişinin istemi ve gerekçeli kararla en çok 3 ay daha (m.66/1). |
| Rapor süresinde gelmezse | Bilirkişi görevden alınabilir; ücret ve masraf ödenmemesine karar verilebilir (m.274/2). | Bilirkişi hemen değiştirilebilir; aynı yaptırımlar uygulanabilir (m.66/2). |
| Ret sebebi | Hâkimin yasaklılık ve ret sebepleri (m.272/1) | Hâkimin reddini gerektiren sebepler (m.69/1) |
| Ret süresi | Ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren en geç 1 hafta (m.272/3) | Maddede ayrı bir süre yazılı değil |
| Ret talebini kim inceler? | Görevlendiren mahkeme, dosya üzerinden (m.272/4) | Davayı gören hâkim veya mahkeme; soruşturmada savcının kabul etmediği istemi sulh ceza hâkimi (m.69/3) |
Bilirkişi süreyi aşacaksa gecikmenin sebebini yazarak, süre dolmadan ek süre istemelidir (Rehber İlke 28). Mazeretsiz geciken bilirkişiye raporunu verene kadar yeni görev verilmez (Yönetmelik m.52/3). Rapor geldiğinde birer örneği duruşmadan önce taraflara tebliğ edilir (HMK m.280); bilirkişi raporuna itiraz süresi bu tebliğle işlemeye başlar.
Bilirkişinin reddi: hangi sebeplerle, ne zamana kadar?
Hâkimler için geçerli yasaklılık ve ret sebepleri bilirkişiye de uygulanır (HMK m.272/1; CMK m.69/1). İkisi ayrı şeylerdir.
Yasaklılık, bilirkişinin davayla doğrudan bağı olduğu durumlardır: dava kendisine aitse ya da eşinin, altsoyunun veya üstsoyunun, nişanlısının, üçüncü dereceye kadar kan veya kayın hısımının davasıysa, ya da taraflardan birinin vekili, vasisi veya kayyımı sıfatıyla hareket ettiği davaysa (HMK m.34). Böyle bir sebep varsa mahkeme, hüküm verilinceye kadar bilirkişiyi resen görevden alabilir (m.272/2).
Ret sebebi ise tarafsızlıktan şüpheyi gerektiren önemli bir sebeptir (m.36). Kanunun saydığı örnekler arasında taraflardan birine o davada öğüt vermiş ya da yol göstermiş olmak, kanunen gerekmediği hâlde görüşünü açıklamış olmak ve taraflardan biriyle davası ya da düşmanlığı bulunmak var. Tek istisna: bilirkişinin aynı davada daha önce tanık sıfatıyla dinlenmiş olması ret sebebi sayılmaz (m.272/1).
Bilirkişilik Yönetmeliği aynı çizgiyi bilirkişinin kendi yükümlülüğü olarak da yazar. Bilirkişi görev süresince taraflardan gelen uzman görüşü, danışmanlık veya hakemlik işini kabul edemez; yakınlarının ya da iş ilişkisi bulunduğu kişi ve kurumların davasında görevlendirmeyi kabul edemez (m.9/2-3). Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, raporu hazırlayan bilirkişilerin aynı davalı aleyhine açılmış başka davalarda davacı işçilerin vekili olduğu anlaşılınca, ret yargılama sırasında istenmemiş olsa da bunu tarafsızlık ilkesiyle çelişen bir olgu saymıştır. Daire, davayla ilişkisi olmayan başka bir bilirkişiden yeniden rapor alınması gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur (E.2015/45125, K.2016/3999).
Hukukta ret talebi, ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren en geç bir hafta içinde yapılmalıdır; ret sebebini ispat için yemin teklif edilemez (HMK m.272/3). Talebi bilirkişiyi görevlendiren mahkeme dosya üzerinden karara bağlar. Kabul kararı kesindir. Ret kararına karşı ise ancak esas hakkındaki kararla birlikte kanun yoluna gidilebilir (m.272/4); Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu yüzden ret talebinin reddine ilişkin ara kararın tek başına temyizini incelemeden reddetmiştir (E.2015/15511, K.2015/17871).
Ceza yargılamasında ret hakkını Cumhuriyet savcısı, katılan, şüpheli veya sanık ve bunların vekilleri kullanır. Atanan bilirkişinin adı ve soyadı, engel bir sebep yoksa bu kişilere bildirilir (CMK m.69/2). Reddi isteyen, nedenini ve dayandığı olguları göstermek zorundadır (m.69/3). Tanıklıktan çekinmeyi gerektiren sebepler bilirkişi için de çekinme sebebidir (m.70).
Ret, bilirkişinin kişisine yöneliktir: yasaklılık ya da tarafsızlıktan şüphe. Raporun içeriğine, yöntemine ya da hesabına karşı yol rapora itirazdır (HMK m.281). Raporun teknik dayanağını sınamak isteyen taraf için konu ret değil, itiraz ve gerekirse raporun teknik değerlendirmesidir.
Bilirkişi hakkında şikâyet nereye yapılır?
Bilirkişinin göreviyle ilgili tutum ve davranışı ya da raporun mevzuata uygunluğu, bilirkişilik bölge kurulunca resen veya başvuru üzerine denetlenir (6754 m.14/1). Kurulun baktığı şey, raporun mevzuattaki usule ve Daire Başkanlığının rehber ilkelerine uygun hazırlanıp hazırlanmadığıdır (Yönetmelik m.60/1). İnceleme en geç altı ay içinde sonuçlandırılır (m.61/2). Sonuç, ihlalin niteliğine göre uyarma, bir yıla kadar listeden geçici çıkarma ya da sicilden çıkarma olabilir (6754 m.13).
Bölge kurulu raporu özel veya teknik bilgi yönünden denetleyemez; bu yöndeki başvurular incelenmeden reddedilir (m.14/3-4) ve görevlendiren mercie ile bilirkişinin bağlı olduğu meslek kuruluşuna gönderilir (Yönetmelik m.62/1). Rapordaki teknik bir hatanın tartışılacağı yer davanın kendisidir. Bilirkişi TCK anlamında kamu görevlisidir ve kasten gerçeğe aykırı mütalaada bulunursa TCK m.276 uyarınca sorumlu tutulur (Yönetmelik m.58). Kasten veya ağır ihmalle hazırlanmış gerçeğe aykırı bir rapor hükme esas alınmışsa, zarar gören kişi Devlete karşı tazminat davası açabilir (HMK m.285). Bu yollara başvurup başvurmamak hukuki bir karardır ve avukatınıza aittir.