Uzman görüşü, bilimsel mütalaa ve bilirkişi raporu arasındaki fark

Bilirkişi raporu, mahkemenin ya da soruşturmada savcılığın görevlendirdiği bilirkişinin hazırladığı rapordur; uzman görüşü (HMK m.293) ve bilimsel mütalaa (CMK m.67/6) ise davanın tarafının kendi seçtiği uzmandan alıp dosyaya sunduğu görüştür. Hâkim bilirkişi raporunu bir delil olarak serbestçe değerlendirir. Uzman görüşü Yargıtay'a göre tarafın belgeye dayalı beyanı niteliğindedir, ama esaslıysa tartışılmadan geçilemez.

Güncellendi: Okuma süresi: 10 dkHazırlayan: md9

Kısaca

  • Taraf bilirkişi seçemez ve tutamaz; yalnızca bilirkişi incelemesi yapılmasını talep edebilir (HMK m.266, CMK m.63). Günlük dilde “özel bilirkişi raporu” denen belgenin kanundaki adı uzman görüşü ya da bilimsel mütalaadır.
  • Uzman görüşü hukuk, bilimsel mütalaa ceza yargılamasının terimidir. İkisinde de görüş almak tek başına ek süre gerekçesi değildir.
  • Esaslı bir uzman görüşü bilirkişi raporuyla ciddi biçimde çelişiyorsa Yargıtay bu çelişkinin giderilmesini arar (15. HD, E.2015/5127, K.2016/4635).
  • Teknik açıdan uzman görüşünün en verimli olduğu iki an: bilirkişiye sorulacak sorular kurulurken ve bilirkişi raporu tebliğ edildikten sonra.
Bu sayfada
  1. Üç belge yan yana
  2. Bilirkişiyi kim atar, taraf ne yapabilir?
  3. Uzman görüşü ve bilimsel mütalaa aynı şey mi?
  4. Mahkeme hangisine ne ağırlık verir?
  5. Hangisi ne zaman işe yarar?
  6. Taraf uzmanının görüşünü güçlü kılan nedir?
  7. Hukuki strateji kimin işi?

Günlük dilde "özel bilirkişi", "taraf bilirkişisi" ya da "karşı bilirkişi raporu" denen belge kanunda bu adla geçmez. Bilirkişi, çözümü uzmanlık, özel veya teknik bilgi gerektiren hâllerde oy ve görüşüne başvurulan kişidir (6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu m.2/1-b) ve ona başvuran yargı merciidir. Tarafın kendi seçtiği uzmandan aldığı rapor ise hukuk yargılamasında uzman görüşü, ceza yargılamasında bilimsel mütalaadır. Bu yazı üç belgeyi, teknik bir dosyada nasıl kullanıldıkları açısından karşılaştırır. md9 bilirkişi değildir; taraflar için uzman görüşü, bilimsel mütalaa ve teknik rapor hazırlar.

Üç belge yan yana

Bilirkişi raporuUzman görüşüBilimsel mütalaa
DayanakHMK m.266 vd.; CMK m.63 vd.; 6754 sayılı KanunHMK m.293CMK m.67/6, m.68/3
YargılamaHukuk ve cezaHukukCeza
Kim görevlendirir, kim alır?Hukukta mahkeme; cezada hâkim veya mahkeme, soruşturmada Cumhuriyet savcısı. Taraf yalnızca talep eder.Taraf, kendi seçtiği uzmandan alır.Cumhuriyet savcısı, katılan, vekili, şüpheli veya sanık, müdafii ya da kanuni temsilci.
Kim hazırlar?Kural olarak bölge listesine kayıtlı, yemin etmiş bilirkişi (HMK m.268; CMK m.64; 6754 m.12/4)Kanun "uzmanından" der; liste kaydı veya yemin aranmaz.
Ne zaman?Yargı merciinin kararıyla; dava öncesinde delil tespiti yoluyla da (HMK m.400)"Dava konusu olayla ilgili"; yalnızca bu nedenle ayrıca süre istenemez.Olayla ilgili, bilirkişi raporu hazırlanırken değerlendirilmek üzere veya rapor hakkında; ayrıca süre istenemez.
MateryalMahkemece listeyle, gerekirse mühürlü olarak teslim edilir ve tutanağa bağlanır (HMK m.273/2; CMK m.66/7).Tarafın hukuka uygun olarak elinde bulunan ya da dosyadan edindiği materyal.
SınırHukuki nitelendirme yapamaz (6754 m.3/2; HMK m.279/4; CMK m.67/3).Teknik uzman hukuki mütalaa veremez; hukuki değerlendirme avukata ve mahkemeye aittir (Avukatlık Kanunu m.35/1).
Karşı taraf ne yapabilir?Ret (HMK m.272; CMK m.69). Hukukta tebliğden itibaren iki hafta içinde eksikliklerin tamamlanması, açıklama veya yeni bilirkişi talebi (HMK m.281); cezada CMK m.67/5.Görüşün içeriğini tartışır; hâkim uzmanı duruşmada dinleyebilir, geçerli özürsüz gelmeyen uzmanın raporu değerlendirilmez (HMK m.293/2-3).Uzmanın duruşmada dinlenmesi istenebilir; bilirkişiye ilişkin hükümler uygulanır (CMK m.68/3).
Hâkim önündeki ağırlıkDelildir; hâkim diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK m.282; CMK m.217/1).Teknik anlamda delil değil, tarafın belgeye bağlı beyanı; ama değerlendirilmesi zorunlu (Yargıtay 9. HD ve 15. HD).Kurum raporuyla açık çelişki varsa uzman bir heyetten rapor alınmadan hüküm kurulamaz (Yargıtay 15. CD).

Bilirkişiyi kim atar, taraf ne yapabilir?

Bilirkişiyi hukuk yargılamasında mahkeme, ceza yargılamasında hâkim veya mahkeme, soruşturmada Cumhuriyet savcısı görevlendirir (HMK m.266; CMK m.63). Taraf bilirkişi seçemez, bir bilirkişiyle sözleşme yapıp ondan rapor da alamaz. Yapabileceği şey bilirkişi incelemesi istemek, görevlendirme kararına girecek sorulara katkı sunmak ve rapor geldiğinde onu tartışmaktır. Bilirkişiler kural olarak bölge kurullarının listelerinden seçilir (HMK m.268; CMK m.64), yemin ederek göreve başlar (6754 m.12/4) ve TCK uygulamasında kamu görevlisi sayılır (Bilirkişilik Yönetmeliği m.58). Kanunen bilirkişilik yapabilen kurumlar ve talep üzerine görüş bildiren kamu kurumları ise 6754 sayılı Kanun'un kapsamı dışındadır (m.1/3); dosyalarda "kurum raporu" diye anılan belgeler bu gruba girebilir.

Dava açılmadan önce de bilirkişi incelemesi yaptırılabilir. HMK m.400'deki delil tespiti, henüz sırası gelmemiş bir vakıa için mahkemeden bilirkişi incelemesi istenmesine imkân verir. Bu inceleme de mahkeme eliyle yapılır; bilirkişiyi yine taraf seçmez.

Aynı kişi bir dosyada hem tarafın uzmanı hem bilirkişi olamaz. Bilirkişilik Yönetmeliği m.9/2'ye göre bilirkişi, görev süresince uyuşmazlığın taraflarından gelen uzman görüşü, danışmanlık veya benzeri bir işi kabul edemez. Tersi de geçerlidir: taraflardan birine önceden görüş vermiş olmak, hâkimin ret sebeplerinin bilirkişiye uygulanması yoluyla (HMK m.272 ve m.36/1) o kişinin reddi sebebidir. Bir taraf ya da vekili dosyadaki bilirkişiyle iletişime geçerse bilirkişi bilgi vermez ve durumu görevlendiren mercie bildirir (Rehber İlke 12).

Uzman görüşü ve bilimsel mütalaa aynı şey mi?

İşlev olarak benzer, usul olarak ayrıdır. İki madde de aynı ifadeyi kullanır: sayılan kişiler "uzmanından bilimsel mütalaa alabilirler" ve "sadece bu nedenle ayrıca süre istenemez" (HMK m.293/1; CMK m.67/6). HMK'da maddenin yer aldığı bölümün başlığı "Uzman Görüşü"dür; hukuk davalarında bu ad, ceza dosyalarında bilimsel mütalaa adı kullanılır. Farklar ayrıntıdadır:

  • Kimler alabilir? HMK yalnızca "taraflar" der. CMK tek tek sayar ve listeye Cumhuriyet savcısını da koyar; iddia makamının da mütalaa alabilmesi ceza usulüne özgüdür.
  • Hangi an için? CMK üç anı açıkça yazar: yargılama konusu olayla ilgili olarak, bilirkişi raporunun hazırlanmasında değerlendirilmek üzere ya da bilirkişi raporu hakkında. HMK "dava konusu olayla ilgili" demekle yetinir.
  • Duruşma. Hukukta hâkim, talep üzerine veya resen uzmanı dinleyebilir; geçerli bir özrü olmadan gelmeyen uzmanın raporu değerlendirmeye alınmaz (HMK m.293/2-3). Cezada, istem üzerine mütalaa hazırlayan uzmanın dinlenmesine bilirkişiye ilişkin hükümler uygulanır (CMK m.68/3). İki durumda da raporu imzalayan uzmanın kimliği belli olmalıdır.

Ceza dosyasındaki kullanımın ayrıntısı bilimsel mütalaa sayfasında. "Teknik mütalaa" ise kanuni bir terim değildir; dosyadaki tek bir teknik meseleye, yeni bir veri incelemesi yapmadan verilen kısa görüş için kullanılır (teknik rapor ve teknik mütalaa). İdari yargıda inceleme resen yapılır (İYUK m.20) ve İYUK'ta uzman görüşüne ilişkin özel bir hüküm yoktur.

Mahkeme hangisine ne ağırlık verir?

Bilirkişi raporu bir delildir, ama hâkimi bağlamaz; hâkim onu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK m.282; ceza yargılamasında CMK m.217/1). Uzman görüşünün yeri farklıdır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'ne göre uzman görüşü "teknik anlamda bir delil olmayıp, tarafın mahkemeye sunduğu yazılı belgeye bağlı beyanı" niteliğindedir ve hâkim onu bilirkişi delili gibi değerlendiremez (E.2022/2237, K.2022/3385).

Bu, görüşün yok sayılabileceği anlamına gelmez. 15. Hukuk Dairesi, dava konusuyla ilgili uzman görüşünün mutlaka dikkate alınması gerektiğini, bilirkişi raporuyla ciddi bir çelişki varsa dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine verilmesi gerektiğini belirtmiş ve görüşü tartışmadan kurulan hükmü hukuki dinlenme hakkı yönünden bozmuştur (E.2015/5127, K.2016/4635). Hukuk Genel Kurulu aynı gerekçeyi tekrarlamıştır (E.2020/459, K.2022/1735). Ceza yargılamasında 15. Ceza Dairesi, kurum raporu ile dosyadaki bilimsel mütalaalar arasında açık çelişki varken uzman bir bilirkişi heyetinden rapor alınmadan hüküm kurulamayacağını söylemiştir (E.2016/3925, K.2018/7887).

Bizim okumamız şu: uzman görüşü bilirkişi raporunun yerine geçmez, ama teknik bir çelişkiyi görünür kılar ve mahkemeden bu çelişkiyi gidermesini istemenin zeminini kurar. Bunu başaran görüş, sonuç hakkında en iddialı olan değil, çelişkiyi en açık gösterendir: hangi kayıt, hangi satır, raporda nasıl okunmuş, veriden başka ne çıkıyor.

Hangisi ne zaman işe yarar?

Teknik açıdan bir dosyanın dört anı vardır ve her birinde ihtiyaç farklıdır:

AnTeknik ihtiyaçUygun belge
Olay yeni, dava yokKayıtlar kaybolmadan durumu tespit etmek. Sunucu logları döner, platformlar etkinlik kayıtlarını sınırlı süre tutar.Dava dışı teknik rapor; mahkeme eliyle tespit gerekiyorsa delil tespiti (HMK m.400), avukatın değerlendirmesiyle
Bilirkişi görevlendirilmeden önceBilirkişiye doğru soruların sorulması; sorular görevlendirme kararına yazılır (HMK m.273).Uzman görüşü; cezada "bilirkişi raporunun hazırlanmasında değerlendirilmek üzere" bilimsel mütalaa
Rapor tebliğ edildiTespitlerin veri, yöntem ve hesap yönünden sınanması. Hukukta talepler için iki haftalık süre işler (HMK m.281).Bilirkişi raporunun teknik değerlendirmesi, gerekirse uzman görüşü
Kanun yolu, yargılamanın yenilenmesiDosyada hiç tartışılmamış bir teknik meselenin gösterilmesiBilimsel mütalaa. Yargıtay, yenilenme talebine dayanak yapılan mütalaanın diğer delillerle birlikte değerlendirilmesini istemiştir (4. CD, E.2020/24356, K.2021/7015).

Bilirkişiye sorulacak sorular neden bu kadar önemli?

Görevlendirme kararındaki soru kötü kurulursa en özenli bilirkişi bile yanlış soruya doğru cevap verir. Bilişim dosyalarında sık görülen sorun, sorunun kayıtların taşıyamayacağı bir sonucu istemesidir. Bu aşamada hazırlanan bir uzman görüşü, sonuç iddiasından çok, kayıtlarla cevaplanabilecek soru önerileri içerir:

Geniş kurulmuş soruKayıtlarla cevaplanabilir soru
"Sanık olay saatinde olay yerinde miydi?""Hat olay saatinde hangi hücreden hizmet almıştır; bu hücrenin kapsama alanı olay yerini içerebilir mi, başka hangi yerleri kapsar?"
"IP adresi davalıya mı aittir?""Kayıttaki IP adresi, kaynak port ve saniye hassasiyetli zamanla birlikte hangi aboneliğe tahsis edilmiştir; kayıtların saat dilimi nedir?"
"Yazılım çalışıyor mu?""Teslim edilen sürüm (etiket ve paketin özet değeri) şartnamenin hangi maddelerini karşılamaktadır; karşılanmayan maddelerdeki hata yeniden üretilebilmekte midir?"
"Log kaydı sonradan değiştirilmiş midir?""Dosyanın teslim anındaki SHA-256 değeri nedir; kayıt numaralarında, zaman sırasında veya döndürülmüş dosyalar arasında süreklilik kesintisi var mıdır; aynı olay başka bir sistemde kayıtlı mıdır?"

Hangi soruların mahkemeye önerileceğine avukatınız karar verir. Bizim katkımız, her sorunun hangi kayıtla ve hangi sınırla cevaplanabileceğini göstermektir.

Uzman görüşü ne zaman işe yaramaz?

  • Soru teknik değilse. HMK m.266, genel bilgi veya hâkimlik bilgisiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurulamayacağını söyler. Böyle bir konuda uzman görüşü de dosyaya bir şey katmaz.
  • Soru hukukiyse. Kusur oranı, ayıp, suçun oluşup oluşmadığı teknik soru değildir.
  • Ham veri yoksa. Uzman raporun iç tutarlılığını, yöntemin yazılıp yazılmadığını değerlendirebilir; bulguları yeniden üretemez ve bunu sınırlılık olarak yazmak zorundadır.
  • Sonuç baştan belirlenmişse. Veri iddiayı desteklemiyorsa bunu rapordan önce söyleriz. Veriden değil beklentiden yazılmış bir görüş, duruşmada uzmana yöneltilecek ilk ayrıntılı soruda zemin kaybeder.

Taraf uzmanının görüşünü güçlü kılan nedir?

Bedelini bir tarafın ödediği görüşe mahkemenin temkinle yaklaşması doğaldır. Bizce taraf uzmanının görüşü ağırlığını bağımsızlık beyanından değil denetlenebilirlikten alır: karşı tarafın uzmanı ya da bilirkişi aynı adımları izleyip aynı sonuca varabilmelidir. Dijital delil için bu ölçütü ACPO ilkeleri açıkça koyar; uygulanan işlemlerin denetim izi tutulmalı ve bağımsız bir üçüncü kişi aynı işlemlerle aynı sonuca ulaşabilmelidir (3. ilke). Pratikte bu, raporda şunların bulunması demektir:

  • İncelenen materyalin listesi ve SHA-256 değerleri; değerin tutanaktaki değerle karşılaştırılması (hash ve delil bütünlüğü).
  • Yöntem, kullanılan yazılım ve sürümü.
  • Her bulgunun ham kayıttaki yeri: dosya, satır, kayıt numarası.
  • Aynı veriyi açıklayabilecek başka ihtimallerin tartışılması.
  • Sınırlılıklar: incelenemeyen kayıt, cevaplanamayan soru.
  • Hukuki nitelendirme yapılmaması ve raporu imzalayan uzmanın kimliği.

Raporlarımızı hangi kurallarla yazdığımız çalışma ilkelerimizde anlatılıyor.

Hukuki strateji kimin işi?

Uzman görüşünün alınıp alınmayacağı, hangi aşamada ve hangi taleple dosyaya sunulacağı hukuki bir karardır ve avukata aittir. Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, başkasına ait dava evrakını düzenlemek ve adli işlemleri takip etmek baroya kayıtlı avukatların işidir (Avukatlık Kanunu m.35/1). Bizim katkımız teknik tarafla sınırlıdır: dosyadaki teknik iddiaların hangi kayıtla sınanabileceğini söylemek, soruların kurulmasına yardım etmek ve bulguları sınırlarıyla yazmak. Görüş mahkemeyi bağlamaz; nasıl değerlendirileceğine mahkeme karar verir.

Sık sorulan sorular

Uzman görüşü delil midir?

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'ne göre uzman görüşü teknik anlamda delil değil, tarafın belgeye dayalı beyanı niteliğindedir; hâkim onu bilirkişi raporu gibi değerlendiremez (E.2022/2237, K.2022/3385). Buna karşılık mahkeme dava konusuyla ilgili bir uzman görüşünü tartışmak zorundadır; görüş bilirkişi raporuyla ciddi biçimde çelişiyorsa yeni bir bilirkişi incelemesi gündeme gelir (15. HD, E.2015/5127, K.2016/4635). Görüşün etkisi gerekçesine ve dayandığı verinin denetlenebilirliğine bağlıdır.

Özel bilirkişi raporu nedir, geçerli mi?

“Özel bilirkişi raporu”, tarafın kendi seçtiği uzmandan aldığı raporun günlük dildeki adıdır; Yargıtay 15. Hukuk Dairesi de uygulamada bu adın kullanıldığına değinir. Kanundaki adı hukuk yargılamasında uzman görüşü (HMK m.293), ceza yargılamasında bilimsel mütalaadır (CMK m.67/6). Dosyaya sunulabilir, ama bilirkişi raporu hükmünde değildir, çünkü bilirkişiyi yalnızca mahkeme veya savcılık görevlendirir. Asıl soru geçerlilik değil, mahkemenin görüşü nasıl değerlendireceğidir.

Listeye kayıtlı bir bilirkişiden özel rapor alınabilir mi?

Kanunda genel bir yasak yok, ama sınırlar var. Bilirkişi, görev süresince uyuşmazlığın taraflarından gelen uzman görüşü veya danışmanlık işini kabul edemez (Bilirkişilik Yönetmeliği m.9/2) ve özel işini bilirkişi unvanı ya da liste kaydıyla tanıtamaz (m.12/1, m.14/1). İstanbul Bölge Kurulu da kurulun özel rapor için bilirkişi ismi bildirme görevi olmadığını açıklamıştır. Bir tarafa görüş vermiş kişinin aynı davada bilirkişi görevine getirilmesi hâlinde reddi istenebilir (HMK m.272, m.36/1).

Bilimsel mütalaa bilirkişi raporu hazırlanmadan önce sunulabilir mi?

Evet. CMK m.67/6, bilimsel mütalaanın yargılama konusu olayla ilgili olarak, bilirkişi raporunun hazırlanmasında değerlendirilmek üzere ya da bilirkişi raporu hakkında alınabileceğini açıkça sayar. Rapordan önce sunulan mütalaa, bilirkişinin cevaplaması gereken teknik noktaları dosyaya taşır. Bilirkişiler için yayımlanan rehber ilkeler de, istenirse dosyadaki uzman görüşlerinin bilirkişi tarafından özel ve teknik bilgi yönünden tartışılmasını öngörür (İlke 19).

Uzman görüşü almak için mahkemeden izin gerekir mi?

Hayır. HMK m.293/1 ve CMK m.67/6, sayılan kişilerin uzmanından bilimsel mütalaa alabileceğini söyler; bunun için mahkeme kararı gerekmez. Sınır süreyle ilgilidir: sadece görüş alınacak diye ayrıca süre istenemez, bu yüzden iş işleyen sürelere göre planlanır. Uzmanın inceleyeceği materyal de tarafın hukuka uygun olarak elinde bulunan ya da dosyadan edindiği materyaldir. Karşı tarafın sistemindeki kayıtlara ancak yargı mercii eliyle ulaşılabilir.

İdari davada uzman görüşü sunulabilir mi?

İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda uzman görüşüne ilişkin özel bir hüküm yoktur. Bilirkişi incelemesi için İYUK m.31 HMK'ya atıf yapar ve idari yargıda inceleme resen yürütülür (m.20). HMK m.293'ün idari davalarda uygulanıp uygulanmadığı konusunda yerleşik bir içtihat tespit edemedik. Teknik bir görüşün idari dava dosyasına hangi yolla sunulacağını avukatınızla değerlendirmenizi öneririz; teknik içerik ve yöntem açısından hazırlık aynıdır.

Kaynaklar

  1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m.266, 268, 272, 273, 279, 281, 282, 293, 400) — mevzuat.gov.tr
  2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (m.63, 64, 66, 67, 68, 69, 217) — mevzuat.gov.tr
  3. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu (m.1, 2, 3, 12) — mevzuat.gov.tr
  4. Bilirkişilik Yönetmeliği (m.9, 12, 14, 58) — mevzuat.gov.tr
  5. Bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkeler ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartlar — Adalet Bakanlığı Bilirkişilik Daire Başkanlığı
  6. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu (m.35) — mevzuat.gov.tr
  7. Yargıtay Karar Arama (9. HD E.2022/2237 K.2022/3385; 15. HD E.2015/5127 K.2016/4635; HGK E.2020/459 K.2022/1735; 15. CD E.2016/3925 K.2018/7887; 4. CD E.2020/24356 K.2021/7015) — Yargıtay
  8. ACPO Good Practice Guide for Digital Evidence, v5 — Association of Chief Police Officers