Kamera kaydı isteyenlerin en sık duyduğu cümle "kayıt silinmiş"tir. Bu çoğu zaman kötü niyet değil, cihazın olağan işleyişidir: kimse silmemiştir, kayıt cihazı disk dolunca eski görüntünün üzerine yenisini yazmıştır. Bu yazı, bir kameranın kaç gün geriye kayıt tuttuğunun nasıl hesaplandığını, kaydın hangi yollarla istendiğini ve görüntünün delil değerini koruyacak biçimde nasıl alınacağını anlatır. Görüntü alındıktan sonraki inceleme, yani zaman doğrulaması, kare kaybı, özgünlük ve iyileştirme, ses ve görüntü kaydı incelemesi sayfasında.
DVR ve NVR kaydı nasıl tutar?
DVR ve NVR, kameralardan gelen görüntüyü kendi diskine yazan ve çoğunlukla üreticiye özgü bir işletim sistemiyle çalışan kayıt cihazlarıdır. SWGDE'nin tanımıyla DVR analog görüntüyü kendisi sayısala çevirir; NVR ise IP kameralardan zaten sayısal gelen akışı kaydeder. İnceleme açısından ikisinin farkı azdır. Kaç gün geriye gidilebileceğini belirleyen, cihazın ayarlarıdır:
- Sürekli kayıt
- Her kamera günün her saniyesini yazar. Disk en hızlı bu modda dolar.
- Hareket ya da alarm tetiklemeli kayıt
- Cihaz yalnızca hareket algıladığında ya da bir alarm geldiğinde (kapının açılması gibi) yazar. Disk daha geç dolar, ama kaç gün geriye gidileceği önceden kestirilemez; hareketli günler sakin günlerden çok daha fazla yer kaplar.
- Takvimli kayıt
- Belirli saatlerde kayıt, diğer saatlerde hiç kayıt ya da yalnızca hareketle kayıt.
- Disk dolduğunda
- Üzerine yazma açıksa en eski kayıt silinir, yerine yenisi yazılır. Kapalıysa cihaz kaydı durdurur. Bazı cihazlarda disk dolmadan da belirli bir günden eski kayıtları silen bir süre sınırı ayarlanır.
- Kameranın kendi kartı
- IP kameraların bir kısmı, kayıt cihazından ayrı olarak kendi SD kartına da yazabilir. Kayıt cihazındaki görüntü gitmişse bu kart ikinci bir kaynak olabilir.
Güvenlik kamerası kayıtları kaç gün saklanır?
Sabit bir gün sayısı yoktur: süre, disk kapasitesinin cihazın günde yazdığı veri miktarına bölünmesiyle bulunur. Günlük veri de kamera sayısına, çözünürlüğe, kare hızına, kodeke ve kayıt moduna bağlıdır.
Hesap mantığı basittir. Bir kameranın günlük verisi (GB) yaklaşık olarak bit hızı (Mbit/s) × 86.400 saniye ÷ 8 ÷ 1.000'dir. Kameraların toplamı diskin kapasitesine bölünür.
| Örnek varsayım (sürekli kayıt, 2 TB disk) | Günlük veri | Disk yaklaşık kaç gün yeter? |
|---|---|---|
| 8 kamera, her biri 4 Mbit/s | ≈ 346 GB | ≈ 5,8 gün |
| 8 kamera, her biri 2 Mbit/s | ≈ 173 GB | ≈ 11,6 gün |
| 16 kamera, her biri 4 Mbit/s | ≈ 691 GB | ≈ 2,9 gün |
Tablo bir hesap örneğidir, herhangi bir cihazın gerçek süresi değildir. 2 TB'lık bir diskin kullanılabilir alanı 2.000 GB'tan biraz azdır. Değişken bit hızıyla (VBR) çalışan kameralarda bit hızı sahneye göre oynar; gece gürültüsü, yağmur ya da kalabalık onu artırabilir. Kodek de farkı büyütür: ITU, H.265'i onayladığında yeni standardın benzer kalite için H.264'ün yaklaşık yarısı kadar bit hızına ihtiyaç duyacağını duyurmuştu.
Gerçek süreyi hesaptan daha iyi gösteren şey cihazın kendisidir: kayıt arşivindeki en eski görüntünün tarihi. En eski kayıt bir hafta öncesine aitse cihaz yaklaşık bir haftalık kayıt tutuyordur; bugünün görüntüsü de kabaca bir hafta sonra silinmeye başlar. OSAC'ın CCTV kayıtlarının alınmasına ilişkin standardı bu yöntemi önerir, ama hareket algılama, alarm sıklığı ve kayıt takviminin süreyi kısaltabileceğini de belirtir. Planlı silme ayarları ayrıca kontrol edilmelidir.
Kamera kaydı nasıl istenir, neden acele edilmeli?
Kayıt; sahibinden, resmî makamlar aracılığıyla ya da mahkemeden istenebilir. Hangi yol seçilirse seçilsin acele etmek gerekir, çünkü beklenen her gün aranan görüntünün üzerine yazılma ihtimalini artırır. SWGDE'nin DVR kılavuzu da bu delili çabuk kaybolabilen (perishable) bir delil sayar ve en kısa sürede alınmasını ister. Görüntüyü korumaya almanın birkaç yolu vardır; hangisinin uygun olduğu durumunuza bağlıdır ve hukuki değerlendirme avukatınıza aittir. Bilgi olarak:
| Yol | Ne sağlar | Bilinmesi gereken |
|---|---|---|
| Kayıt sahibine yazılı başvuru (iş yeri, site ya da apartman yönetimi) | En hızlı yol. Tarih, saat aralığı ve kamera konumu belirtilerek kaydın ayrılması ve saklanması istenir | Bazı sistemler seçilen bölümü kilitleyip üzerine yazılmaktan korur; her sistemde yoktur. KVKK kayıtların yetkisiz kişilerle paylaşılmamasını istediği için kayıt sahibi görüntüyü doğrudan size vermeyebilir |
| KVKK m.11 kapsamında başvuru (görüntüde siz varsanız) | Kendinizle ilgili veri işlenip işlenmediğini öğrenme ve bilgi isteme hakkı | Veri sorumlusu başvuruyu en geç 30 günde sonuçlandırır (m.13); kayıt bu süre dolmadan silinmiş olabilir |
| Kolluk ya da Cumhuriyet savcılığı | Bir suç söz konusuysa şikâyet ya da ihbar sırasında kameranın yeri ve saat aralığı bildirilir; görüntüyü resmî makam alır | Ne kadar hızlı alınacağı dosyaya bağlıdır. Kameranın yerini ve saat aralığını olabildiğince kesin bildirmek aramayı kolaylaştırır |
| Mahkemeden delil tespiti (HMK m.400) | Dava açılmadan önce de keşif ya da bilirkişi incelemesiyle tespit istenebilir | Hukuki yarar gerekir; delil hemen tespit edilmezse kaybolacaksa yarar var sayılır. Dava açılmamışsa talep, kaydın bulunduğu yerin sulh mahkemesine de yapılabilir (m.401); acele hâllerde karşı tarafa tebligat yapılmadan tespit mümkündür (m.403) |
Kişisel Verileri Koruma Kurumunun Haziran 2026 duyurularına göre bir olay yaşandığında, hukuki süreç boyunca yalnızca ilgili kayıt saklanmalıdır. Kayıt sahibine başvururken olayı, tarihi ve saat aralığını açıkça yazmak, hangi kaydın "ilgili kayıt" olduğunu netleştirir. Mahkeme eliyle yapılan tespitin uzman görüşünden farkını uzman görüşü ile bilirkişi raporu farkı yazısında anlattık.
Kamera kaydı nasıl dışa aktarılır?
Kayıt cihazının kendi dışa aktarma işleviyle, cihazın kendi dosya biçiminde ve oynatıcısıyla birlikte. Dışa aktarımı kim yaparsa yapsın, şu adımlar sonradan sorulacak soruların cevabını hazırlar:
- Önce saati kaydedin, sonra ayarlara dokunmayın. Cihaz ekranındaki saati ve gerçek saati (ağdan saat alan bir telefonun saatini) aynı karede fotoğraflayın; farkı saniyesiyle not edin. Cihazın saatini düzeltmeyin: hem fark kaybolur hem veri kaybı yaşanabilir. IP kameraların kendi saati kayıt cihazınınkinden farklı olabilir; ikisi de yazılır.
- Kamera listesini çıkarın. Hangi kamera numarası hangi alanı görüyor? İlgili bütün kameraları, olayın öncesini ve sonrasını kapsayan bir aralıkla alın. Çoklu ekran görünümü yerine her kamera ayrı dosya olarak alınmalıdır.
- Cihazın kendi biçimi ve oynatıcısı. Üreticiye özgü dosya biçimi, kaydın oluştuğu hâle en yakın olandır. Oynatıcı da tarih, saat ve kamera adı gibi bilgileri göstermek için gerekir; dışa aktarımla birlikte gelmiyorsa doğru sürüm üreticiden alınır.
- MP4 ya da AVI ikinci kopya olsun. Açık biçimler izlemeyi kolaylaştırır, ama OSAC standardına göre çoğu zaman görüntüyü yeniden sıkıştırır, çözünürlüğü değiştirebilir ve tarih-saat bilgisini kaybettirebilir. Alınabiliyorsa ikisi birlikte alınır.
- Ayarları belgeleyin. Marka, model, seri numarası; disk kapasitesi; en eski kaydın tarihi; üzerine yazmanın açık olup olmadığı; kayıt modu, çözünürlük ve kare hızı. Canlı görüntü kayıttan daha net görünebilir, çünkü sıkıştırma kayda yazılırken uygulanır; netlik değerlendirmesi kayıt üzerinden yapılır.
- Dosyaları kontrol edin, sonra hash alın. Dosyaları başka bir bilgisayarda oynatıp ilgili anın gerçekten dosyada olduğunu görün. Ardından her dosyanın SHA-256 değerini hesaplayıp listeye yazın; hash hesaplama aracı dosyaları hiçbir yere yüklemez.
- Kimin, ne zaman aldığını yazın. Dışa aktarımı yapan kişi, tarih, kullanılan USB bellek ya da disk, teslim edilen kişi. Bu kısa not, delil zincirinin ilk halkasıdır.
Saat farkının bu kadar önemsenmesinin nedeni şu: kamera görüntüsü çoğu zaman telefon kayıtlarıyla, kartlı geçiş kayıtlarıyla ya da başka bir kamerayla aynı zaman eksenine oturtulur. Farkı bilinmeyen bir cihazın ekranındaki saat, olayın saati olarak okunamaz. Saat dilimi ve yaz saati ayarı da ayrıca kontrol edilir; Türkiye 2016'dan beri yıl boyu UTC+3'tedir. Ayrıntısı zaman damgaları ve saat dilimi yazısında.
Monitördeki görüntüyü telefonla çekmek neden zayıf kalır?
Çünkü ortaya çıkan şey kamera kaydı değil, kamera kaydını oynatan bir ekranın yeni bir videosudur. Bu videonun meta verisi kayıt cihazını değil telefonu ve çekim anını anlatır. Çözünürlük düşer; yansıma, açı ve ekran ile telefonun kare hızları arasındaki uyumsuzluk görüntüye titreme ve çizgiler ekleyebilir. Köşedeki tarih-saat yazısı dosyanın içindeki bir alan değil, görüntünün üstündeki piksellerdir. Kayıt hızlandırılmış oynatılırken çekildiyse olayın süresi de yanlış görünür. Kodlama yapısı DVR'ın değil telefonun olduğu için özgünlük incelemesi büyük ölçüde yapılamaz.
OSAC standardı, dosyayı dışa aktarmak yerine cihazın görüntü çıkışını yakalamayı bile ancak başka seçenek kalmadığında başvurulacak son çare sayar ve bu yolla meta verinin kaybolabileceğini belirtir; ekranı telefonla çekmek bundan da dolaylı bir yoldur. Bizce telefon videosu, asıl dışa aktarım beklenirken içeriğin kaybolmaması için alınmış bir yedektir; onun yerine geçmez. Mecbur kalınırsa: telefon sabitlenir, tek kamera tam ekranda ve gerçek hızda oynatılır, cihazın saat yazısı kadrajda kalır, yakınlaştırma yapılmaz ve telefonun ürettiği orijinal dosya saklanır. Ekrandan alınan kayıtların genel zayıflıklarını ekran görüntüsü delil olur mu yazısında anlattık.
Silinen ya da üzerine yazılan kamera kaydı geri getirilebilir mi?
Üzerine yazılmış görüntü geri getirilemez; silinmiş ama henüz üzerine yazılmamış görüntü ise bazen kurtarılabilir. Fark, verinin diskte fiziksel olarak durup durmadığıdır.
- Disk dolunca üzerine yazma. OSAC standardına göre disk dolduğunda yeni veri en eski kaydın üzerine, geri getirilemeyecek biçimde yazılır.
- Formatlama ya da fabrika ayarlarına dönme. Aynı standarda göre bu durumda verinin kapladığı alan boş olarak işaretlenir; veri, üzerine yeni kayıt yazılana kadar sınırlı bir süre kurtarılabilir. Sonuç formatlama türüne (hızlı ya da tam) bağlıdır.
- Üreticiye özgü dosya sistemleri. Bu dosya sistemleri genellikle belgelenmemiştir. Honeywell kayıt cihazları üzerine 2026'da yayımlanan ve tek bir cihazda yapılan bir çalışma, formatlama ve süre sınırıyla silinen görüntülerin, dizin bilgisi gittikten sonra da diskteki video alanından kurtarılabildiğini gösterdi. Yazarlar, gerçek olaylarda sonucun kayıt koşullarına, ayarlara ve geçen süreye göre değişeceğini de belirtiyor.
Kurtarma aranacaksa zaman yine belirleyicidir: cihaz kayda devam ettikçe boş işaretlenmiş alanlara yeni görüntü yazar. Diskin adli kopyasının (imaj) alınması gerekir. Cihazı fişten çekmek de risksiz değildir; OSAC, ani elektrik kesilmesinin delile zarar verebileceğini ve gücün en son çare olarak kesilmesi gerektiğini belirtir. Bu karar, diskin kopyasını alacak kişiyle birlikte verilmelidir. Biz de önceden söz vermeyiz: önce cihazı ve ayarlarını görür, sonra ne aranabileceğini söyleriz.
KVKK kamera kayıtları için ne öngörüyor?
Güvenlik kamerasıyla görüntü kaydı almak bir kişisel veri işleme faaliyetidir; kamera sistemini kuran ve yöneten taraf, örneğin site yönetimi ya da işveren, veri sorumlusu konumundadır. Kişisel Verileri Koruma Kurumu 8 Haziran 2026'da apartmanlar ve iş yerleri için iki ayrı duyuru yayımladı. Bu yazının konusu açısından öne çıkanlar:
- Aydınlatma. Ortamın kamerayla kaydedildiği, KVKK m.10'daki aydınlatma yükümlülüğüne uygun olarak bildirilmelidir.
- Saklama süresi. Kayıtlar gereğinden uzun saklanmamalıdır. Apartman duyurusu makul süre boyunca saklayıp gerekçe ortadan kalkınca imha etmeyi; iş yeri duyurusu mümkün olan en kısa süreyi ve sistemde otomatik imha mekanizmasını öngörüyor. Kanunun genel ilkesi de verinin amacı için gerekli süre kadar tutulmasıdır (m.4/2-d, m.7).
- Olay hâlinde. İki duyuru da bir olay yaşandığında hukuki süreç boyunca yalnızca ilgili kaydın saklanmasını istiyor.
- Erişim ve paylaşım. Kayıtlara yalnızca yetkili kişiler erişmeli, kayıtlar izinsiz olarak yetkisiz kişilerle paylaşılmamalıdır. İş yeri duyurusu yetki matrisi gibi teknik ve idari tedbirleri de sayıyor.
- Kameranın yeri ve özellikleri. Apartmanlarda merdiven boşluklarına ve kapı açıldığında dairenin içini gösterecek biçimde daire kapısı önlerine kamera konmaması, ses kaydı ve yüz tanıma gibi özelliklerin kullanılmaması isteniyor. İş yerlerinde tuvalet, soyunma odası, mescit ve dinlenme alanı gibi özel alanlara kamera yerleştirilmemesi gerekiyor.
Pratik sonucu şudur: kısa saklama süresi kayıt sahibinin keyfî tercihi değil, KVKK'nın beklentisidir. Bu da görüntü isteyenin hızlı davranmasını gerektirir. Bir kurumun kamera sistemindeki erişim yetkileri ve kayıt güvenliği tartışılıyorsa teknik tarafını bilgi güvenliği ve KVKK teknik tedbir incelemesi kapsamında inceliyoruz; uyum ve hukuki değerlendirme hukukçuların işidir.