Bu yazı, “telefon oradaydı” cümlesinin bir baz istasyonu kaydından ne ölçüde çıkarılabileceğini anlatır. Kayıtların kendisi için HTS kaydının alanları ve okunuşu yazısına bakabilirsiniz. Somut bir dosyadaki hücre kodlarının baz listesiyle eşleştirilmesi, haritalanması ve raporlanması ise baz istasyonu analizi hizmetinin konusudur.
Baz istasyonu kaydı neyi kaydeder?
Baz istasyonu kaydı, bir arama, SMS ya da veri bağlantısı sırasında telefona hizmet veren hücrenin kimliğidir. Bir baz istasyonu (anten direği) genellikle birkaç hücre taşır; her hücre belirli bir yöne bakan bir anten grubudur. Kayıtta görülen şey direğin değil, hücrenin kodudur: 2G/3G'de LAC ve CI, 4G'de TAC ve ECI, 5G'de NCI.
Kaydın ne zaman oluştuğu da ne söylediği kadar önemlidir. Satır bir iletişim olayıyla oluşur. Telefon açık ama kullanılmıyorken şebeke onun yerini hücre hücre izlemez: 4G standardına göre boşta (idle) duran bir telefonun yeri şebekece yalnızca izleme alanı listesi düzeyinde bilinir ve gelen bir arama için telefon o alanlardaki bütün hücrelerden çağrılır (3GPP TS 23.401 §4.3.5.2). Bağlantı sürerken ise yer, hizmet veren baz istasyonu düzeyinde bilinir (§4.6.3.2). Bir dökümde saat 10.00 ile 12.00 arasında satır yoksa, telefonun o iki saatte hangi hücrede olduğu da o dökümde yoktur.
Kayıt konumu ne kadar daraltabilir?
Elde hangi verinin bulunduğuna bağlıdır. Yalnızca hücre kimliği varsa, konum tahmini o hücrenin hizmet alanı kadardır. LTE konumlandırma standardı da hücre kimliğine dayalı yöntemi, konumun hizmet veren baz istasyonu ve hücrenin bilinmesiyle tahmin edilmesi olarak tanımlar (3GPP TS 36.305 §4.3.3). Ek ölçümler alanı daraltır; kabaca bir merdiven gibi düşünülebilir:
| Eldeki veri | Konum hakkında söyleyebileceği | Nereden gelir |
|---|---|---|
| Hücre kimliği | Telefon bu hücrenin hizmet alanında bir yerde. Alan bir binadan kilometrelerce genişliğe kadar değişir. | HTS satırı ve operatörün baz listesi |
| Hücre ve anten yönü (azimut) | Alan, direğin bir yanına uzanan bir dilime daralır; dilimin kenarları keskin değildir. | Operatörün baz listesi |
| Hücre ve Timing Advance | Direkten yaklaşık bir mesafe bandı: bir halka, azimutla birlikte bir yay. | Şebeke ölçümü; saklanıp saklanmadığı ve dosyaya gelip gelmediği ayrı bir sorudur |
| Birden fazla bazdan zaman farkı ölçümleri, şebeke destekli uydu konumu | Daha dar bir tahmin | Şebekenin konumlandırma işlevleri (TS 36.305); geçmişe dönük dökümde bulunduğunu varsaymayız |
| Telefonun kendi GPS ve konum kayıtları | Çoğu zaman en dar tahmin; kendi hata payıyla | Cihaz incelemesi, fotoğrafların EXIF verisi, uygulama kayıtları |
Bir dökümün bu merdivenin hangi basamağında durduğunu, içerdiği alanlara bakarak her dosyada ayrıca belirleriz. İlk basamaktaki bir veriye üçüncü basamağın kesinliğini yüklemek, baz verisiyle ilgili hataların temelinde yatar.
Bir baz istasyonu ne kadar alanı kapsar?
Sabit bir yarıçap yoktur. Hizmet alanı anten yüksekliğine, yönüne, gücüne, araziye, binalara ve çevredeki diğer hücrelere göre hücreden hücreye değişir. Birleşik Krallık Adli Bilim Düzenleyicisi'nin hücre sitesi analizi kuralları üç örnek verir (FSR-C-135 §11.1.5):
- Bina içi bir hücre, kullanıcının o binada olduğunu oldukça dar biçimde gösterir.
- Çevresindeki binalardan alçak, yaklaşık 3 metre yükseklikteki bir sokak hücresi birkaç sokağa hizmet verir.
- Kırsalda 60 metrelik bir direkteki makro hücre 10–20 km uzağa hizmet verebilir.
İnternette dolaşan “şehirde birkaç yüz metre, kırsalda 35 km” gibi genel rakamlar için birincil bir kaynak bulamadık; Türkiye'deki operatörler için doğrulanmış tipik yarıçap değerlerine de ulaşamadık. 35 km, GSM standardında Timing Advance'in olağan üst sınırına karşılık gelen mesafedir; bir hücrenin tipik büyüklüğü değil, standardın öngördüğü azami mesafedir. Somut dosyada doğru soru “bir baz ne kadar kapsar” değil, “bu hücre o tarihte nereye hizmet veriyordu”dur.
Kapsama ile hizmet alanı aynı şey değildir
Bir hücrenin sinyali, genellikle hizmet verdiği alandan daha geniş bir alana ulaşır (FSR-C-135, “coverage” tanımı). Aynı noktada birden fazla hücre duyulur ve telefon bunlardan birini sinyal koşullarına ve şebekenin ayarladığı parametrelere göre seçer. Telefonun her zaman en yakın baza bağlanmaması bundandır: yakındaki hücrenin anteni başka yöne bakıyor olabilir, bir bina sinyali kesebilir, yoğun bir hücre trafiği komşusuna aktarabilir. Aynı kurallar adli bağlamda “en iyi hizmet veren hücre” (best serving cell) ifadesini de yanıltıcı sayar; bir noktada tek bir hücre varmış izlenimi verir.
Sektör ve anten yönü
En yaygın düzen, her biri yaklaşık 120 derecelik bir yöne bakan üç sektördür. Sinyal gücü antenin baktığı yönde (azimut) en yüksektir, ama sektör açısı kapsamanın kesin sınırı sayılmamalıdır (SWGDE 17-F-001). Haritalarda çizilen keskin kenarlı dilimler bu yüzden bir yaklaşımdır; antenin yanlarında da hizmet alınabilir.
Şehir ve kırsal
Kentte hücreler sık ve küçüktür, hizmet alanları birbirine geçer; kırsalda direkler seyrek, hücreler büyüktür. Fark iki yönde yanıltır. Kentte hücre küçük olsa da kalabalık yüzünden aynı anda çok sayıda telefon aynı hücreden hizmet alır. Kırsalda ise tek bir hücre birkaç köyü ve yolu birlikte kapsayabilir; “telefon X köyündeydi” cümlesi, aynı hücrenin hizmet verdiği öbür yerleşimleri görmezden gelir.
Timing Advance ve daha hassas veriler
Timing Advance (TA), telefonun sinyalinin baz istasyonuna ulaşma gecikmesini telafi etmek için şebekenin kullandığı bir zamanlama değeridir. Bir mesafe değil, gecikme ölçüsüdür; ama yaklaşık mesafeye çevrilebilir:
- GSM: TA, gidiş-dönüş gecikmesine göre yaklaşık 3,69 mikrosaniyelik adımlarla ifade edilir ve olağan durumda en fazla 63 olur (3GPP TS 45.010 §5.4–5.5). Bir adım yaklaşık 550 metreye, 63 yaklaşık 35 km'ye karşılık gelir.
- LTE: Zamanlama komutu çok daha ince adımlarla verilir (TS 36.213 §4.2.3). Bir adım yaklaşık 78 metreye karşılık gelir.
Örnek: Bir GSM kaydında TA değeri 4 ise, telefon baz istasyonundan kabaca 1,9–2,5 km uzaklıkta, yaklaşık 550 metre genişliğinde bir halkanın içindedir. Hücrenin anten yönü de biliniyorsa halka, o sektöre düşen bir yaya daralır. Bu da bir nokta değildir: sinyal düz bir hat yerine binalardan yansıyarak geldiğinde gecikme uzar ve hesaplanan mesafe gerçeğinden büyük çıkabilir. Değer kurgusaldır.
TA'nın pratik bir sınırı daha var. SWGDE, bu tür ölçümlerin saklama süresinin kısa olabileceğini ve korunmasının mümkün olan en kısa sürede istenmesi gerektiğini belirtir. Türkiye'de dosyaya gelen dökümlerde TA alanı bulunup bulunmadığını genelleyemeyiz; her dosyada ayrıca bakarız.
Şebekenin bundan daha hassas konumlandırma yöntemleri de vardır. LTE standardı; hücre kimliğine sinyal gücü, zamanlama ve geliş açısı gibi ölçümler ekleyen gelişmiş hücre kimliği (E-CID) yöntemini, birden fazla bazdan gelen sinyallerin zaman farkını kullanan yöntemleri ve uydu konumunun şebeke desteğiyle hesaplanmasını tanımlar (3GPP TS 36.305 §4.3, §8.3.1). Bu yöntemlerin standartta bulunması, sonuçlarının geçmişe dönük saklandığı ya da dosyaya geleceği anlamına gelmez. Bir raporda böyle bir veriye dayanılıyorsa, verinin hangi kaynaktan ve hangi yazıyla geldiğini sorarız.
En dar konum bilgisi çoğu zaman şebekede değil telefonun kendisindedir: konum geçmişi, fotoğrafların EXIF verisindeki GPS koordinatları, harita ve spor uygulamalarının kayıtları, Wi-Fi bağlantı geçmişi. Bunlar cihaz incelemesiyle elde edilir ve her birinin kendi hata payı vardır. Bir fotoğrafın konum etiketini EXIF görüntüleyiciyle tarayıcıda kendiniz okuyabilirsiniz; bu alanın sonradan değiştirilebildiğini de hesaba katarak.
Baz haritası neden yanıltabilir?
Harita, baz verisinin en ikna edici hâlidir, çünkü bir alanı bir noktaya dönüştürür. Raptiye “telefon buradaydı” der; veri ise “telefon bu hücrenin hizmet alanında bir yerdeydi” der. Dosyadaki bir haritaya bakarken şu sorular işe yarar:
- İşaret baz istasyonunun yerini mi gösteriyor, telefonun tahmini yerini mi? Lejantta yazıyor mu?
- Ölçek var mı? Kilometrelerce alana hizmet verebilen bir hücre birkaç sokaklık bir çerçevede gösterilmişse, harita alanı olduğundan küçük gösterir.
- Sektör dilimleri nereden geliyor: operatörün azimut bilgisinden mi, tahminden mi? Tahmini çizimler tahmin olarak işaretlenmelidir (FSR-C-135 §7.1.3).
- Ardışık hücreleri birleştiren çizgiler var mı? İki satır arasındaki çizgi bir güzergâh izlenimi verir; oysa satırlar arasında telefonun izlediği yol kayıtta yoktur.
- Hangi satırlar haritaya konmuş? Yalnızca iddiayı destekleyen hücreler seçildiyse, alternatif konumu destekleyen satırlar görünmez olur.
- İşaretlenen hücre gerçekten incelenen telefona mı ait? Birleştirilmiş tablolarda karşı hattın hücresinin incelenen telefona yazılması bilinen bir hatadır (FSR-C-135 §10.4.4).
- Olay saatine en yakın satır olaydan kaç dakika önce ya da sonra? Arama ile olay nadiren aynı andadır; veri olay yerine gidişle de dönüşle de açıklanabilir (FSR-C-135 §8.2.2).
SWGDE de hücre haritalarının ölçekli ve orantılı olmasını ister. İyi bir harita belirsizliği gizlemez, gösterir: ölçek, sektör yönü, olası hizmet alanı ve alternatif konumlar aynı çizimde yer alır.
Baz istasyonu kaydı delil mi? Yargıtay'ın yaklaşımı
Baz kaydı dosyada delil olarak değerlendirilir; ancak Yargıtay kararlarında tek başına bulunulan yeri ya da fiili ispatlayan bir veri olarak değil, diğer delillerle birlikte değerlendirilen bir gösterge olarak ele alınır. Tam metinleri Yargıtay karar arama sisteminde yer alan kararlardan bazıları:
| Karar | Öne çıkan tespit |
|---|---|
| 2. CD, 06.02.2020, E.2019/14274, K.2020/2085 | Sanığın telefonunun olay yerindeki baz istasyonundan sinyal vermesi, hırsızlığı gerçekleştirdiğine dair tek başına delil sayılmadı; beraat onandı. |
| 2. CD, 10.12.2019, E.2019/13915, K.2019/19127 | HTS kayıtlarında suç yeri ve saatinde baz sinyali bulunması, tek başına hırsızlık olayıyla bağlantı kurmaya yeterli görülmedi. |
| Ceza Genel Kurulu, 24.03.2015, E.2013/247, K.2015/60 | Kalabalık yerleşim yerlerinde çok sayıda telefon aynı bazdan sinyal verebilir; farklı kişilerin telefonlarının aynı baz kapsama alanında olması tek başına buluştukları anlamına gelmez. Telefonun hangi bazdan sinyal verdiğinin belirlenmesi CMK m.135/1'deki sinyal bilgilerinin değerlendirilmesidir. |
| 1. CD, 25.01.2012, E.2008/5667, K.2012/337 | Sanıkların bulunduklarını iddia ettikleri yerlerde telefonlarının hangi bazdan sinyal aldığının uygulamalı keşifle belirlenmesi gerektiği belirtildi; eksik soruşturma nedeniyle bozma. |
| 17. CD, 11.10.2018, E.2016/5449, K.2018/12335 | Baz bilgileri, görüşme içerikleri ve ifadelerle birlikte değerlendirildiğinde mahkûmiyet gerektiği gerekçesiyle beraat bozuldu. |
Son karar, tablonun tek yönlü okunmaması gerektiğini gösterir: baz verisi zayıf bir delil değil, sınırlı bir delildir ve ağırlığını başka delillerle kurduğu ilişki belirler. Teknik incelemenin katkısı hücrenin hizmet alanını, zaman eşleşmesini ve alternatif konumları açıkça ortaya koymaktır.
1. Ceza Dairesi kararındaki uygulamalı keşif, sahada ölçüm (drive test) demektir ve mahkeme eliyle yapılır. Ölçüm, ölçüm anındaki kapsamayı gösterir: olaydan bu yana şebekeye hücre eklenmiş, kaldırılmış ya da yönü değiştirilmiş olabilir (FSR-C-135 §11.1.2–11.1.3). Bir hücrenin ölçümde görülmemesi, o alana hizmet vermediğini de tek başına göstermez.
Raporda “telefon X adresindeydi” yazıyorsa
Hücre verisi bu cümleyi taşımaz. Verinin taşıyabileceği ifade şuna yakındır: “İncelenen telefonun kullandığı hücrenin, [ilgili konumu] da içine alan bir kapsama alanında hizmet verdiği tespit edilmiştir.” Bu kalıp, FSR-C-135 §11.1.4'teki önerinin Türkçe uyarlamasıdır. “Uyumludur” kelimesi de dikkat ister: veri başka konumlarla da uyumluysa ve bunlar sayılmamışsa, okuyan “uyumlu” kelimesini “oradaydı” diye anlar. Dosyadaki bir raporda bu tür ifadeler varsa teknik değerlendirmesi bilirkişi raporu değerlendirmesi kapsamında yapılabilir; iletişim örüntüsünün kendisi için HTS kayıt analizi sayfasına bakın. Kişinin olay yerinde bulunup bulunmadığına dair kanaat mahkemeye aittir; teknik rapor bu kanaate veri sağlar, yerine geçmez.